logo

Demek Buymuş Bu Sevdanın Bedeli

Meriç hemen herkesin ortak kaderiydi. Delik botlar, azgın sular, Survivor yarışmacıları gibi çamurların içinde bata çıka yürümeler, yırtık ayakkabılar, tel örgüler, dikenli teller, silah sesleri, kirli yataklar, kırık dolaplar, ağlayan çocuklar, çocukların ağlayışına dayanamayıp ağlayan anneler… Doğumdan hemen sonra alınıp, hücrede pusetin içindeki yavrusu ile daracık hücrede kalanlara… “İncecikten yağan karın üzerinde ilk izler polis postallarına aitti. O polisler eşimi alıp götürdüler karlı bir günde.” diyenlere… Üç çocuğu ile Meriç’in azgın sularından geçen Yusuf eşi bacılarımıza…
Gecenin karanlığında, çocuklar duymasın diyerek yüzüne yastık bastırarak ağlayanlara… Gündüz tenhalarda hıçkıranlara, ülkesinden bir cani gibi çocukları ile kaçarken ilk defa babasını ağlarken görüp “Babam içimde duruyor.” diyenlere…
Meriç’in bu yakasında ülkesinin ezanlarını son kez durup dinleyenlere…
Yunanistan karasularına geçince kaptanın, “Korkmayın, artık güvenli sulardasınız.” deyince gözyaşı dökenlere…
Damatlığını, gelinliğini yanında getirenlere…
Hemen her akşam bunlar gibi nice acılara, gözyaşlarına, yürek yangınlarına misafir oluyorduk. Gecenin sonunda insanların yüzlerinde çok uzun süren bir acıdan kurtulmanın rahatlığı parlıyordu.
İçlerinde kin duygusu yoktu. Ülkelerini özlüyorlar, ülkelerine üzülüyorlardı. Kendi ülkelerinde hem de sevdikleri tarafından dışlanmışlardı. Dışlanmışlığın bir insana verilebilecek en büyük ceza olduğunun farkındalardı.
Onlar bu cezayı hak etmedikleri için isyan etmişlerdi. Boyun eğmemişler, hasretlerini, özlemlerini, hatıralarını merdiven yaparak yeni ufuklara yürümüşlerdi.

Paylas :

Harun Tokak

1955 yılında, Uşak’ın Kırka Köyünde doğan Harun Tokak, ilk öğrenimini bu köyde tamamladı. İmam-Hatip Lisesini Uşak’ta okudu. İzmir Yüksek İslam Enstitüsü’nden 1979′da mezun olduktan sonra Anadolu’nun değişik şehirlerinde öğretmenlik yaptı. Bu yıllarda çeşitli mahalli gazetelerde köşe yazıları yazdı, bazı yerel televizyonlarda programlar yaptı ve bazı yerel gazete ve televizyonların kurulmasına öncülük etti. Başta eğitim olmak üzere değişik alanlarda faaliyet gösteren birçok sivil toplum kuruluşunda inisiyatifler aldı. Türkiye Cumhuriyeti Millî Eğitim Bakanlığı’nda eğitim uzmanlığı ve başbakanlıkta müşavirlik yapan Tokak, 1997-2008 yılları arasında Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı Başkanlığı’nı da yürüttü. Avrasya'nın ve Türk aydınlarının bilgi ve birikimlerini paylaştığı Abant ve Diyalog Avrasya platformlarının oluşturulmasına öncülük etti. Tokak, halen Diyalog Avrasya Platformunun eş başkanlığını yürüten Harun Tokak Güney Ukrayna Devlet Pedegoji Üniversitesi fahri profesörüdür. Yeni Şafak gazetesinde 2012 yılına kadar 6 yıl boyunca haftalık hikayeler yazan Harun Tokak’ın "Suya Düşen Kan", "Ben Kudüs","Önden Giden Atlılar", "Yoldakiler", "Işık Süvarileri" "Kime Emanet" "Kınalı küheylanlar" adını taşıyan roman ve hikâye kitapları yayınlandı. bazı eserleri Rusca , Kazakça, Ukraynaca ve Azericeye çevrilen Harun Tokak evli ve üç çocuk babasıdır.
Twitter Email

Ek bilgi

Sayfa

257

Baskı Tarihi

Aralık 2023

ISBN

9781682367032

Satın Al

E Kitap:

Apple Books Google Books